Şub
21

Adım Adım İzleme

Mimari, Yapı

Bir milyon metrekareyi aşan konut üretimi yapan Dumankaya, “müşteri memnuniyetinde zirve” hedefinde çıtayı yukarı taşıdı; projelerinin bütün aşamalarını internet üzerinden müşterilerinin paylaşımına açtı. Dumankaya’nın Trend, Gizli Bahçe Akdeniz Evleri veya Konsept İstanbul projelerinden konut satın alanlar, uygulama ile bir taraftan inşaat aşamalarını en ince ayrıntısına kadar takip ederken, öte yandan interaktif olarak proje müdürüne doğrudan soru yöneltebilecek. Ayrıca ev sahipleri sanal ortamda komşu olacakları kişilerle tanışma fırsatı da bulabilecek. Daire sahipleri siteye eklenen ‘Bölge Rehberi’ sayesinde de yaşayacakları bölgedeki sosyal, kültürel olanaklar ve hastane, eğitim gibi hizmetler hakkında bilgi edinebiliyor. Sabah.com


Şub
21

Konut Alma

Mimari, Yapı

Fırsatları beklemek zarar verici olabilir. O andaki koşulları ve seçenekleri en iyi şekilde değerlendirmek konut alıcısının lehine olacaktır..

Son dönemde sektörümüzle ilgili gündemi en çok meşgul eden konuların başında “konut almak için doğru zaman mı, değil mi” sorusu geliyor. Bu sorunun temel nedeni, Amerika’da yaşanan mortgage krizinin Avrupa’yı etkilemeye başlamasından kaynaklanıyor. Mortgage kredisi veren banka ve finans kuruluşlarının zararları, finans sektöründe likidite daralmasına yol açmış ve başta Amerika olmak üzere, birçok Avrupa ülkesinde konut fiyatlarında ciddi düşüşler yaşanmıştır. Finans sektöründe yaşanan likidite sorununun, ülkemiz dahil Avrupa ve Amerika’yı ne kadar etkileyeceği hakkında konunun uzmanları bile net bir bilgi verememektedir. Ülkemize gelince, Mortgage Kanunu yeni yasalaşmış ve henüz bu yasa kapsamında önemli sayılacak ölçüde kredi verilmemiştir. Bankacılık sektörünün konut kredilerinde ciddi bir risk taşımıyor olması da sektör adına olumlu bir durumdur. Kaldı ki Türkiye’de gayrimenkul yatırımı hiçbir dönemde, 3-5 aylık bir yatırım aracı olarak görülmemiş, aksine her dönem en az 2-3 yıllık süreler içinde değerlendirilmiştir. Ülkemizde konut alıcıları profesyonel yatırımcıdan oluşmuyor. Yatırım amaçlı konut alımı yapanlar ise kira gelirinden çok konutun değer artışına dair beklentilerle karar veriyor. Ancak ülkemizdeki konut alıcılarının büyük bir kısmı kendisi veya aile bireylerinin oturması amacıyla yani ihtiyacı için ev alan “kullanıcı” kesim. Bu kişiler için evin değerinin artması veya bölgedeki kira değerlerinin yükselmesi çok önemli değil. Kişinin oturduğu evine verdiği değer, piyasanın o eve verdiği değerden çok daha önemli.

Beklemek zarar verebilir
Kullanmak için ev satın alan bir alıcı için ihtiyacı, istediği lokasyona dair kurduğu hayalleri ve beklentileri önemlidir. Bu kişi ihtiyaçlarına uygun bir evi bulduğunda, bütçesi ve alım gücü de yetiyorsa, alım kararını verir. Aldıktan sonra evin değeri ne olursa olsun, artık o beğendiği, hayalini kurduğu evde oturmaktadır ve diğer insanların bu eve biçtiği değerin onun için fazla bir önemi yoktur. Eğer alacağı konut zamanla değerini artırıyor ise de daha çok mutlu olur. Konut fiyatlarındaki artışlar ve düşüşler bireysel konut alıcılarının çok takip edebileceği bir süreç değil. Ancak profesyonel yatırımcılar sektördeki hareketleri takip edebilir ve bunu bir yatırım aracı olarak değerlendirebilirler. Eğer profesyonel bir yatırımcı değilse, fırsatları beklemek onun zarar görmesine de neden olabilir. O andaki koşulları ve seçenekleri en iyi şekilde değerlendirmek konut alıcısının lehine olur. Piyasalarda düşüş ya da yükseliş olacağı beklentisi ile hareket edilmemelidir. Ülkemizdeki konut alıcıları için bütçelerinin uygun olduğu her dönem ev almak için doğru zamandır.

Sektörün önü açık
Konut alıcısı beğendiği evi bulmuşsa ve bütçesi yetiyorsa, fırsat beklemesin, alsın! 1994 yılından 2004 yılına kadar geçen 10 yıllık bir süreçte yaşanan ekonomik krizler ve belirsizlikler konut sektörünü de olumsuz etkiledi. Konut ve inşaat sektörü, bireylerin gelirlerinin istikrar arz etmediği, finansman imkânlarının çok dar olduğu bu dönemi dalgalanmalarla ve nette de bir küçülme ile bitirdi. 2004 yılının ikinci yarısından itibaren konut sektöründe hızlı bir canlanma oldu, artan gelir seviyeleri, ekonomik istikrar ve finansman imkanlarındaki iyileşme ile birlikte 2005 yılında sektörde yıllık yüzde 20 gibi rekor büyüme oranları yakalandı. 2006′daki büyüme ile beraber 2007′de sektör biraz hız kesti, ancak yine de pek çok sektörden daha fazla büyümeye devam etti. Sektörde kısa vadede iniş çıkışlar her zaman olabilmekle birlikte orta ve uzun vadede gayrimenkulü kârlı bir yatırım aracı olarak değerlendirmek ve önermek mümkün. Ülkemizin nüfus yapısı, şehirleşme dinamikleri ve gelişen bir piyasa olarak büyüme potansiyeli dikkate alındığında, orta ve uzun vadede gayrimenkul sektörünün önü çok açık diyebiliriz. Son olarak, konut almak isteyenlere tavsiyem şu ki; hayallerini kurduğunuz evi bulduysanız ve bütçeniz de bunu karşılayabiliyorsa, beklemeniz için bir neden yok. Kısa vadede fiyatların düşmesi veya artması sizi etkilemesin. 2 yıl ve üzeri vadede, tüm yatırım enstrümanlarından daha fazla kazandığınızı görebilirsiniz.sabah.com


Şub
19

Kocaelinin Değişen Yüzü

Mimari

1999′daki Marmara Depremi’nin ardından oturulamayacak duruma gelen konut miktarı 10 binlerle ifade edilen Kocaeli, yeni bir döneme girdi Son 2 yılda özel sektörün yüzlerce konutluk projenin inşasına başladığı şehirde belediye iştiraki Kent Konut’un hedefi de 5 yılda 20 bin konut ..

Yerel inşaat şirketlerinin büyümesi sürüyor Kocaeli, bundan 9 yıl önce Marmara’yı sarsan depremde en büyük hasarı gören şehirlerden biri. Deprem nedeniyle sadece sanayide meydana gelen maddi kaybın 1.5 milyar dolar ile ölçüldüğü ve onbinlerce konutun içinde yaşanamaz hale geldiği Kocaeli, şimdi gerçek bir yenilenme dönemi yaşıyor. İnşaat sektörünün hızla büyümeye başladığı 2005 yılında, gerek yerel firmalar gerekse dışarıdan çekilen yatırımlarla sayıları gittikçe artan konut projelerinin yükselmeye başladığı şehrin, bugün hemen her bölgesinde şantiye havası solunuyor. 2006′da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki olarak kurulan Kent Konut’un ve TOKİ’nin rüzgârının yanı sıra özel sektörün de kentteki yatırımları artıyor.

İş hacmi ikiye katlandı
Kocaeli’ndeki inşaat şirketlerinin sayısı 2 bine yakın rakamlarla ifade ediliyor. Bunların önemli kısmını da müteahhitlik firmaları oluşturuyor. Hatta son dönemdeki hareketlilikten ötürü müteahhit olmayanlar da konut inşasına girişmiş durumda. Şirketleri buna yönelten gelişme ise pek çok firmanın iş hacmini 2 yıl içinde iki katına çıkarması.

Fiyatlar yükselişe geçti
Maliye Bakanlığı’nın 2005 verilerine göre kiracı durumundaki hane halkı sayısının yaklaşık 83 bin olarak kaydedildiği Kocaeli’nde başlayan yoğun arzın altında önemli bir talep yatıyor. Şehir merkezinde Alikahya, Uzunçiftlik ve Gündoğu’nun aralarında bulunduğu bölgeler yeni konutlar için en gözde yerleşim alanları. Bu bölgelerin seçiminde ise sağlam zemin yapısı ve müstakil yaşama uygunluğu en önemli etkenler. Kocaeli’nde deprem sonrası taban yapan fiyatlar da yeni projelerle ciddi yükselişe geçmiş durumda. Şimdilerde yeni konutların ortalama metrekare fiyatları bin 200-bin 300 YTL arasında.

Hatta bu fiyat, lüks konutlarda 2 bin YTL’ye kadar çıkıyor. TOKİ’nin ve Kent Konut’un inşa ettiği sosyal konut projelerinde ise metrekaresi 600 YTL’ye de ev bulmak mümkün. Yatırımlarına hızla devam eden ve yeni fırsatlar kollayan sektörün kente ait beklentisi ise bu hareketliliğin devam etmesi yönünde. Çünkü hem içerideki talep hala giderilmedi hem de önemli bir sanayi kenti olan Kocaeli yeniden göç almaya başladı. sabah.com


Şub
19

Dünya Evleri

Mimari, Tasarım

Etnik stiller, kentsel ya da kırsal, spontane ya da düşünülerek yaratılmış birçok farklı detaydan oluşan geniş bir repertuvar sunuyor. Birkaç parça Hint kumaşı pencerelere otantik bir dokunuş getirir. Farklı boyda Afrika maskları ortama egzotik bir hava katar.

Neyin iyi göründüğüne dair içgüdüleriniz dışında uymanız gereken hiçbir kural yok. Farklı kıtalardan etnik izler seçecekseniz, her birinin genel mimari özellikleri sizi yönlendirecektir.

Afrika
Afrika kıtasında her şey her zaman göründüğü gibi değildir. Yaratıcılığı kamçılayan tek bir kelime vardır; ‘‘ihtiyaç’’. Yaşam kapıların dışında, sokaklarda devam eder ve mimari açıdan Afrika size sadece çamurdan kulübeleri çağrıştırabilir. Ancak bu kulübelerin tarzı bile her kabileye göre farklılık gösterir.

Peki mimari tutkuların yerel olanlarla sınırlı olduğu bu dünyada, insanlar ne tip evler inşa ediyorlar? Kuzey bölgelerde, örneğin Fas’ta pişirilmemiş topraktan yapılan kiremitler kurumaları ve sertleşmeleri için güneş altında bırakılır ve binaların ana inşaat malzemesini oluşturur.

Japonya
Japonya’da mekán tasarımcılarının yaklaşımları, seçtikleri malzemeyle özetlenebilir. Geleneksel Japon aile evi, çoğunlukla birbirine iple bağlanmış kiaki ağacının sazlarından yapılan çatısı ve tatami hasırlı zeminiyle aile ruhunun etrafında yoğunlaşan yaşamın güçlü sembolü olarak kalmıştır.

Japon çağdaş evi ise, beton, paslanmaz çelik ve seramik kullanımları kimi zaman şiirsel, kimi zaman ürkütücü, hatta bir ambara benzeyen görünümüyle, yeni ev stilini, kalabalık endüstri kentlerine karşı siper olarak yansıtır.

Çiçek düzenlemesi, Japon iç mekánlarında çok önemlidir. Geleneksel Japon tarzında iç dekorasyon sanatı, mevsimlerin duyarlılığına, düzenlenen sosyal olayın doğasına, misafirlerin kişiliklerine ve ilgi alanlarına göre değişir.

Hindistan
Uzun ve beyaz kışlardan yakasını kurtaramayan Himalayaları, susuzluktan kıvranan Büyük Yayla’yı, İndus ve Ganj nehirlerinin verimli vadilerini, Muson rüzgarlarını bekleyen Güneybatı çöllerini ve ayak ucunda tropik cennet Sri Lanka’yı kucaklayan Hint yarımadası, adeta bir duyular ülkesidir.

Hindistan, mobilya kullanmayan ülke olarak da bilinir. Yataklar gün ağardığında yuvarlanılarak kaldırılan ince matrislerden oluşur. Yaz gecelerinde, yatakların damlara ya da balkonlara taşınmasıyla yıldızlardan oluşan doğal bir örtü altında uyunur.

Yemek yemek için masa ya da sandalyeye gerek duyulmaz, çünkü yemek yerdeki taşların üzerine oturularak yenir. Eşyalar küçük kutularda, çekmecelerde veya kuş - çiçek resimleriyle süslenmiş ince valizlerde saklanır. Ender olarak taşınabilir mobilyalara rastlanır.

Her tasarım bir anlam yüklüdür. İç mekán ile dış mekán arasındaki olağan ayrımı hissetmek mümkün değildir. Tek katlı bungalovlarda dövme demirden yapılmış dekoratif pencere çerçevelerine rastlanır, ancak bu pencerelerin çoğunda cam yoktur. Avlu evlerinin pencereleriyse genellikle bütün gün ve hatta geceleri açık durur.

İnsanlar zamanlarının çoğunu bambu perdelerle süslenen verandalarda geçirirler.

Meksika
Kuru ve tozlu toprağın başlıca inşaat malzemesi olduğu tüm yeryüzü parçalarında olduğu gibi, Meksika dekorasyonunun cüretkar ve neşeli ruhu da çoğunlukla kendini duvar boyalarında ifade eder.

En alçakgönüllü kulübe bile, iç ve dış duvarlarına uygulanan cesur renklerdeki yaratıcılıkla büyük bir konağı gölgede bırakabilir. Şerbet sarısı ile birleşen elektrikli kobalt mavisi, parlak Meksika stilinin tipik örneklerindendir. Beyaz ve toprak tonları, temel renkler olarak, alacalı seramikler, çok renkli heykeller, kırmızı, turuncu ve morla yıkanmış duvarlar, ateşli begonvillerden meydana gelen geniş paletle bütünleşir.

Boyalar, taşlar ve fresk panellerin yarattığı bordürler de mimari detayları oluşturur. Tipik bir Meksika evi, seramik ya da çakıl taşı kaplı bir avluyu çevreler. İçinde birkaç sandalye, üzerine iki yastık atılmış bir hamak ve bu dekora hayat veren çiçekli saksılar var. Gölgeli odalarında fazla mobilya bulunmaz. Yine de mevcut olanlar şaşırtıcı bir şekilde dikkat çeker.

Terra cotta zeminle alay eden pembe bir kilim, kıpkırmızı bir masa örtüsü ya da fosforlu sarı bir tabak rafı. Ağır oymalı ve bölmeli ahşap mobilyalarda İspanyol etkisi görülür. Biçimli dolaplar ve büyük boyutlardaki şifoniyerler ortama egemen olur.

Renk ve kitsch’in bu durmak bilmez kutlaması, insan ruhunun tozlu, tek renkli, doğal yaşam karşısındaki yaratıcı müdafaasıdır.

Şimdi Action zamanı!

İtalyan markası Calligaris’in yeni ürünü Action masa sistemi, kreatif tasarım, işlevsellik ve maksimum konfor üzerine kurgulanmış. Action, tek bir hareketle açma kapama özelliğine sahip. Ayrıca tek ya da çift taraflı açılma imkanı da var, böylece masa boyutu kullanıcı sayısı kadar ayarlanabiliyor. kapıdergisi.com


Şub
19

Yürüyen Köşk

Mimari

Bu Köşk; Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 12.7.1980 gün ve 12238 sayılı kararı ile, korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır.

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü arazisi içinde bulunan iki katlı dörtgen planlı, ahşap karkas küçük bir yapıdır. Deniz tarafından 11 sütun ile çevrili mermer tabanlı açık bir alana ve 30 metre uzunluğunda ahşap bir iskeleye sahiptir. Köşkün giriş katında, küçük bir çay ocağı, küçük bir oturma odası ve üç cephesi kristal camlarlar kaplı toplantı salonu ile tuvalet ve duş bulunmaktadır. Ahşap bir merdivenle çıkılan ikinci katta ise dinlenme odası ile küçük bir yatak odası, tuvalet ve banyo bulunmaktadır. Bu küçük Köşk’e Atatürk’ün isteği ile mutfak yapılmamıştır.

Ahşap olan bölüm, iki katlı, üstü Marsilya tipi kiremitle örtülü oturma çatılıdır. Cepheler ahşap kaplamalı olup kat arasında profilli kat silmesi ve değişik süslemeli tahtalarla kaplanmıştır. Pencereler ve pencere kepenkleri klasik yapılı katlanır kanatlıdır. Kat döşemeleri girişi karo mozaik ve mermerdir. Üst kat ise normal ahşap döşemelidir. Duvarlar, Bağdadi üzeri çimento harçlı sıvalı ve sıvanın üstü boyalıdır. Merdiven altına yarı bodrum şeklinde, dışarıdan girilen su ısıtma merkezi bulunmaktadır. Şu, burada ısınmakta, ısınan su, borularla yukarı katlara çıkarak duş ve banyonun sıcak suyu elde edilmektedir.

Betonarme olan kısım ise, üç taraflı camekanlı olup camlar kristal, doğramaları ahşap, döşemesi mermer kaplama ve üstü yine mermer kaplama olup, teras olarak kullanılmaktadır. Binanın etrafı, mermer kaplamalı iki kollu merdivenle mendireğe inilmektedir. Mendireğin iskeleti betonarme, üstü ağırlıklı ahşap latalarla kaplıdır. Bahçenin etrafı güzel süslemeli babalar ve babaların üstünde aydınlatma elemanları bulunmaktadır.

Ayrıca, Köşk’ün içinde Atatürk’ün kullandığı özel eşyaları ile son derece mütevazi oda takımları bulunmaktadır.

Atatürk tarafından sahilde, çınar ağacının hemen yanında yapılması istenen Köşk’ün yapımı 1929 Eylülünde bitirilmiştir.

13 Eylül 1929 tarihli gazetede “Atatürk’ün Millet Çiftliği’ndeki inşa edilen Köşk’ü bugün ikmal edildi” haberi yer almaktadır.

Bina kaydırılacak

Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşk’ün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış binanın duvarlarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkansız olan bir emir verir:

Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak.

Görev İstanbul Belediyesi’ne intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi sorumluluğunu üstlenir. Ünlü bestecimiz Ferit Alnar’ın kardeşi olan Başmühendis Ali Galip Alnar (bazı kaynaklarda Ali Nuri Alnar olarak geçer) yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmalarına başlar.

8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtturulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.

Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Büyük Atatürk ile birlikte, kardeşi Mahbule Atadan, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya bey ve Cumhuriyet Gazetesi Başmuhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar Ağacı’da kesilmekten kurtulur.

Atatürk ve Yalova konusunda önemli araştırmalara imza atan Araştırmacı-Yazar Ahmet Akyol’a göre, Köşk’ün yürütülmesi işlemi iki safhada yapılır. 8 Ağustos 1930 tarihinde öncelikle yapının teras bölümü (toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırır. Geri kalan iki gün içerisinde de ana binanın raylar üzerinde yürütülmesi işlemi tamamlanır. Ahmet Akyol’un bu görüşünün doğru olabileceği bazı resimlerden anlaşılmaktadır.

Köşk kaydırılması olayı 10 Ağustos 1930 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde aynen şu şekilde yer almıştır.

Gazi Hazretlerinin Köşkü nakledildi

Gazi Hazretlerinin Yalova’daki köşkünün yürütülme ameliyesi dün muvaffakiyetle icra ve ikmal edilmiştir.

Kendileri de bu ameliyeye bizzat nezaret etmişlerdir.”

10 Ağustos 1930 tarihli gazetedeki bu haberi okuyanlar ülkenin içinde yaşadığı onca önemli meseleler arasında, bu olayın o tarihte ne ifade ettiğine belki bir anlam veremediler. Belki de, bir çınar ağacının bir metrelik dalının kesilmemesi için bir köşkün kaydırılmasını hayretle karşıladılar.

Çünkü, o devirde ne ozon delinmesi vardı, ne global kirlilik, ne asit yağmurları, ne orman katliamı… Dünyada hiçbir ülkenin hiçbir devlet başkanının gündeminde dahi yoktu, ÇEVRENİN ÖNEMİ. Yalnızca bir ülkenin kurtarıcısı milletini özgürlüğe, bağımsızlığa kavuşturmak için mücadele veren, bir karış toprağını, bir tutam yeşilini koruyan tek bir liderdi. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.

Bu lider, Dünya ülkelerinin henüz 1970′li yıllardan sonra anlayıp düşünmeye başladığı çevrenin önemini 1930′lu yıllarda benimsiyor, “Çevreyi korumak aklın gereğidir” özdeyişi ile yalnızca Türk insanına değil, tüm dünya ülkelerine çok önemli bir mesaj veriliyordu.

İnsan sevgisinin yanısıra doğa tutkusu, doğa sevgisiyle dopdolu bir Liderin bir dehanın, çevre duyarlılığı, tüm dünya insanları için örnek olacaktır.

2 Mart 1998 tarihinde ulusal televizyonlarda yer alan Amerika’da tarihi bir müzikholün raylar üzerinde elli metre kaydırdığı haberi yayınlandı. 68 yıl önce Atatürk’ün gerçekleştirdiği bir olay 1998 yılında, 2000 li yılların teknolojisi ile ancak uygulanabiliyordu. Üstelik bu olay bir ağacı, bir canlıyı kurtarmak amacıyla değildi…

Ne mutlu ki, Atatürk gibi bir yol göstericimiz, bir önderimiz var. Bir ağaç dalı için verilen bu emek aslında tüm dünya insanları duyurulmak istenen bir çevre anlayışının göstergesidir.

Umuyoruz ki, Türk milletinin kurtarıcısı bu büyük liderin örnek alınan tüm özellikleri içinde doğa sevgisi ve çevre anlayışı tüm gönüllerde ölümsüzleşsin

RAHAT UYU BÜYÜK ATATÜRK, ÇINAR AĞACIN EMİN ELLERDE… ARTIK O’NUN KOLLARINI KİMSE KESMEYECEK.evkultur.com


Şub
19

Alışveriş Merkezi

Mimari, Tasarım

Eskişehir’de alışveriş merkezi satın alan Merrill Lynch, İstanbul’daki ilk projesine ise Pendik’te start verecek

Yatırım bankası, 60 milyon dolara dev alışveriş merkezi inşa edecek

Geçtiğimiz aylarda kurduğu 1 milyar dolarlık fonla Türkiye gayrimenkul pyisasasına yatırım yapacağını açıklayan Merrill Lynch, ilk projesine Pendik’te başlıyor. Fonun yönetimini üstlenen Krea Gayrimenkul’ün Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kodal, “Pendik’te 34 bin metrekare büyüklüğündeki arsa için anlaşma yaptık. Buraya 85 bin metrekare inşaat alanı ve 30 bin metrekare kiralanabilir alanı olan bir alışveriş merkezi inşa edeceğiz. Yatırım bedeli 60 milyon dolar civarında olacak. İnşaatına Eylül ayında başlıyoruz. En geç 2 yıl içinde bitirmeyi planlıyoruz” dedi.

Yeni projeler yolda

Yapı Kredi Koray’ın Eskişehir’de inşa ettiği alışveriş merkezinin ilk etapta yüzde 50’sini ikinci etapta ise kalan kısmını aldıklarını hatırlatan Kodal, yeni projelerini şöyle anlattı..

Türkiye’de hızlı bir şekilde büyümemizi sürdüreceğiz. Şimdi İstanbul dışında iki projenin anlaşmalarını bitirmek üzereyiz. Onlar Eskişehir ve Pendik projemizin iki katı kiralanabilir alana sahip olacak. Tahmin ediyorum en geç Eylül sonunda elimizdeki projelerin kiralanabilir alanı 185 bin metrekareye ulaşacak.vatan.com


Şub
19

Komşu Ziyaretine Kayıkla Gitmek

Mimari, Tasarım

Sinpaş GYO, Bursa’da Ottomanors adında 2.200 konutluk bir proje başlatıyor.

Dev bir suni gölün bulunacağı sitede ulaşım ilk kez kayıklarla sağlanacak. Projede 119 bin YTL’ye stüdyo da satılacak, 1 milyon 471 bin YTL’ye köşk de

İstanbul Rumeli Konakları, Avangarden ve Lagün gibi göl manzaralı lüks konut projeleriyle bilinen Sinpaş’ın Bursa’da 20 Ekim’de satışa çıkaracağı yeni projesinde tüketiciler ilk defa komşu ziyaretini kayıkla yapacak. ’Bursa’da bir Avrupa’ konsepti ile inşa edilen Ottomanors adındaki bu projede 2 bin 200 konut yer alacak. Projede ulaşım kayık ve su taşıtlarıyla sağlanacak.
180 milyon dolar yatırımla İstanbul dışındaki en büyük konut projelerini inşa ettiklerini söyleyen Sinpaş GYO Genel Müdür Yardımcısı Seba Gacemer, “2 bin 200 konut ise ilk defa butik bir proje içinde yer alıyor” dedi.

36 ayda tamamlanacak

41 farklı ev seçeneği yer alan projede daireler 119 bin YTL’ye satılan 82 m2 stüdyolardan başlayıp 1 milyon 471 bin YTL’lik 598 m2 yalı köşklere kadar çeşitleniyor. Ottomanors projesinde Yalı Köşkleri, Asmalı Yalılar, Kemer Residence, Park Konakları ve Gök Kuleler olmak üzere beş mimari yapı bulunuyor. 36 ayda tamamlanacak olan projenin ilk etabı ise 2009 yılının Ağustos ayında teslim edilecek.

Üç etapta satışa sunulacak ve ilk etabında 746 bağımsız bölüm bulunacak proje, yaklaşık 400 bin m2 alan üzerine kurulacak. 650 milyon YTL satış cirosu hedeflenen projenin arsasını Nergis Holding’den kat karşılığı aldıklarını belirten Gacemer, “Proje gelirinin en az yüzde 20’sini TMSF ve Nergis Holding arasında yapılacak anlaşmaya göre ödeyeceğiz” dedi. Projede üç büyük sosyal tesisinin yer alacağını söyleyen Gacemer, şöyle devam etti: “Büyük Kulüp’te wellness’tan sinemaya, kuaförden çocuk kulübü ve havuzlara kadar birçok hizmet verilecek. Projede içinde jakuzili bahçeli dubleks suitlerden oluşacak bir de Ottomanors Butik Apart Otel yer alacak. Marin Kulüp’te ise doğa ve su sporları yapılabilecek.

Projeyi beğenen İstanbullular 2008’i beklesin

2008’in ilk çeyreğinde bu projenin daha büyüğünü İstanbul’da gerçekleştireceklerini açıklayan Sinpaş GYO Genel Müdür Başyardımcısı Ö. Faruk Çelik, “Halkalı ve Ümraniye Çakmak’ta iki büyük arsamız var, değerlendirebiliriz” dedi. Haziran 2007’de yüzde 49 oranındaki hisselerini halka arz ettiklerini hatırlatan Çelik, her yıl 2 bin adet olmak üzere 5 yılda 10 bin konut satmayı hedeflediklerini söyledi. Çelik, “2009’da ise satış hedefimiz 3 bin konut” dedi.

KAYIKHANE VE YALI OLAN İLK PROJE

Ottomanors’da yapı adalarından yeşil alanlara kadar uzanan 26 bin m2’lik dev bir suni göl olacak.
Adalar, yarımadalar, koy ve burunlar da oluşturulan bu gölde ulaşım iskele ve kayıkhanelerden kalkacak kayık ve su taşıtlarıyla sağlanacak.
Projede 41 ev seçeneğinde 2 bin 200 konut yer alıyor.
Ottomanors’da yalı, köşk, rezidans, konak ve apartmandan oluşan 5 ayrı mimari yapı ilk kez birarada sunuluyor. gunes.com


Şub
19

Gelicekteki Konutlar

Mimari

Gaziosmanpaşa’nın ilk rezidanslı konut projesi 2009’da hayata geçiyor

Emlak Konut GYO ile Artaş-Öztaş-Doğu İnşaat Ortak Girişim Grubu, Maslak ve Levent’e 10 kilometre mesafedeki ‘Avrupa Konutları TEM’ projesi için düğmeye bastı. Gaziosmanpaşa’nın ilk lüks konut projesi, Kasım 2009’da bitecek. Avrupa Konutları TEM’de metrekare fiyatı 1.600 YTL

TOKİ iştiraki Emlak Konut GYO ve Artaş-Öztaş-Doğu İnşaat Ortak Girişimi, İstanbul Gaziosmanpaşa’da 2 bin 800 konuttan oluşan “Avrupa Konutları TEM” projesini hayata geçirecek.
Maslak ve Levent’e 10 kilometre uzaklıkta olan Avrupa Konutları TEM, İstanbul’un tek parseldeki en büyük konut projesi olma özelliği taşıyor.

Toplam 144 bin 133 metrekarelik arsa üzerinde gerçekleştirilecek ve toplam inşaat alanı 500 bin metrekare olacak proje, 2 bin 653 konutun yanı sıra, 147 konuttan oluşan ve rezidans şeklinde müstakil bir bloktan oluşuyor. Projedeki konutların metrekare satış fiyatı ise ilk etapta bin 600 YTL olacak.

96 bin YTL’ye daire

Projede 64 metrekareden 165 metrekareye kadar değişik alternatiflerde daireler yer alırken, inşaatına bu ay başlanacak projenin 24 ay sonra, Kasım 2009’da tamamlanması planlanıyor.
TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, projenin başlangıcında uygulanacak kampanya ile en azından ilk 700-800 dairenin 96 bin YTL ile 300 bin YTL arasında fiyatla satışa sunulacağını, Emlak Konut’un bu projeden 200 milyon YTL’ye yakın gelir elde edeceğini söyledi.

620 milyon YTL gelir bekleniyor

Projenİn inşaatını yapacak olan Artaş-Öztaş-Doğu İnşaat Ortak Girişimi Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, proje maliyetinin arsa dahil toplam 480 milyon YTL olduğunu, ilk etapta metrekare fiyatı bin 600 YTL olacak projeden 620 milyon YTL gelir beklediklerini belirtti.

Çetinsaya, projeyi yatırım amacından çok oturmayı düşünenlere satmak istediklerini ve bir aileye bir daireden fazla satış yapmayı düşünmediklerini söyledi.

Çetinsaya, projede birlikte çalıştıkları bankanın şu anda uyguladığı faiz oranının 1.29 olduğunu, konut almak isteyenlerin yüzde 20 peşinat ödeyip geri kalanını banka kredisi alarak 5-10 yıl taksitlendirebileceğini kaydetti.

TOKİ Başkanı: Krizden sonra biraz önümüzü görmemiz şart

ErdoĞan Bayraktar, son dönemlerde özellikle dünyadaki mortgage kredilerindeki krizle birlikte genelde üst gelir grubuna yönelik konut projelerindeki hareketliliğin azaldığını belirterek, “Bizim de hasılat paylaşımı projelerinde biraz daha önümüzü görmemiz lazım” dedi.vatan.com


Şub
19

Bütün Hayellere Hazır

Mimari, Yapı, Tasarım

Mimari alandaki değişimler baş döndürüyor. Sektörde çoğu zaman sıkıcı ve tekdüze olmakla suçlanan hazır evler dünyaca ünlü tasarımcıların desteğiyle göz kamaştırır hale geldi.

Hazır ev yaptırma modası tüm dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. Bu tür binalar geleneksel inşaatlara kıyasla daha çabuk yapılması ve düşük maliyetleri nedeniyle tercih edilir hale geldi. Tabi bu türün avantajlarının yanı sıra bazı dezavantajlar da yok değil. Bu dezavantajların başında ise çoğunlukla sıkıcı ve kullanışsız tasarım geliyordu. Hazır evler kısa zamanda düşük maliyete konut inşa etme mantığına göre yapıldıkları için tasarımları üzerinde pek fazla durulmadı. Ancak zaman değişiyor. Dünyanın önde gelen tasarımcıları bu alana el atarak hem hızlı inşa edilen, hem ucuz, üstelik harika tasarımlı evlerin olabileceğini ortaya çıkardıkları eserlerle gözler önüne serdi.

Yarım daire gibi
Kısaca “pret a habiter”, yani oturmaya hazır evler anlamına gelen bu akıma öncülük eden tasarımcıların başında ünlü Avusturyalı mimar Gustav Peichl geliyor. Peichl’in yarım daire adındaki tasarımı aslında dar alana inşa edilen ikiz villadan başka bir şey değil. Bir evden beklenen tüm nitelikleri farklı çizgilerle çatısı altında barındıran bu yapının üç değişik i var. 195 bin ile 225 bin Euro arasında değişen fiyatlara yapılan bina özellikle farklı tasarımlara ilgi duyan insanları cezbediyor. Hazır ev konusuna el atan bir diğer tasarımcı da dünyaca ünlü mücevher ve moda yaratıcısı Jette Joop. Joop klasik hatlara sahip, ancak sadeliğiyle göz alan çizgileri tercih ediyor. Fakat dış görünüşü sadeliğiyle dikkat çeken tasarımın içi bir dizi sıra dışı ayrıntıyla bezenmiş. Bunların başında zemini tamamen camdan oluşan mutfak geliyor.

Tasarımcı zeminin isteğe göre akvaryum veya şarap mahzenini doğrudan seyretme imkı veren bir şekle sokulma olanağının olduğunu belirtiyor. Diğer bir tasarım ayrıcalığı ise garajdan mutfağa veya yatak odasından bahçeye özel asma köprülerle geçilmesi. Tabi bu ayrıntılar plana dahil olunca fiyat da kabarmaya başlıyor. Joop’un tasarladığı 200-250 metre karelik bu binanın fiyatı özelliklerine göre 300 ila 700 bin Euro arasında değişiyor.

Dar alan mucizesi
Ancak açık bir farkla en dikkat çekici tasarım ise endüstriyel tasarım dünyasının duayeni olarak bilinen Alman Profesör Luigi Colani’ye ait. Tasarım alanında sayısız ödül sahibi olan 76 yaşındaki Colani’nin Rotor-Haus adını verdiği yapı tam anlamıyla bir tasarım şaheseri. Yalnızca 36 metrekare alan içerisine makul ölçülere sahip salon, mutfak ve yatak odasını sığdıran tasarımcı tüm dikkatleri yine üzerine çekmeyi başardı. Dar alanda çok kullanım alanı yaratma prensibinden yola çıkan Colani salonun ortasına döner bir sistem yerleştirmiş.

Buna göre salonda oturan bir kişi elindeki uzaktan kumandanın tuşuna bastığında karşısında duran yarım daire şeklindeki mutfak dönerek yerini banyoya bırakıyor. Tuşa bir daha basıldığında ise dev silindir oda yeniden hareket ederek bu seferde yerini yatak odasına bırakıyor. Böylece her dönüşte ortaya çıkan mekan salonun büyüklüğünü de kullanarak 36 metrekarelik bir evin toplam kullanım alanını bir anda 72 metre kareye çıkarıyor. Yetkililer hazır ev sektörünün bu tür yeni ve taze fikirlerle hızla gelişeceğini çok daha yaygın hale geleceğini ifade ediyor.evdose.com


Şub
19

Yeni Bir Gözlem

Mimari

Türkiye’nin ilk ve tek mimarlık gazetesi Yeni Mimar’ın açılımı olarak projelendirilen yenimimar.com yayında. Mimarlık mesleğinin, yeni kuşak mimarlar tarafından yeniden sorgulanması temeline dayanan “Yeni Mimar” Projesi’nin devamı niteliğindeki yenimimar.com; fikirlerini paylaşmaktan, kendini yeniden sorgulamaktan çekinmeyen her kuşaktan mimarın fikrine aracı olmayı hedefliyor.

Tarafsız değil, tartıştıran bir yaklaşım ile mimarlığın her yönüyle ele alınacağı yenimimar.com; mimarlık, yapı ve kent üzerine sözü olan herkesi bu paylaşıma davet ediyor.

Mimarlıkta yeni bir sosyal alan
2002 yılında mimar kökenli yayıncılar tarafından, bağımsız mimarlık ve tasarım yayıncılığı yapmak, yayıncılıkta farklı bakış açıları oluşturmak amacıyla kurulan Depo Yayıncılık; bu alanda, özellikle süreli yayınların içerik ve biçim açısından “niteliği” öne çıkaran bir anlayışla üretilebileceğini savunmakta ve Nisan 2003′ten bu yana XXI Mimarlık, Tasarım, Mekan Dergisi’ni, Mayıs 2004′ten bu yana Yeni Mimar Gazetesi’ni yayımlamakta.evdose.com