Şub
22

Kesme Çiçek Yetiştirme

Bahçe

Kesme çiçeklerin süs bitkileri içinde özel bir yeri vardır. Kesilerek toplanan ve buket, sepet, çelenk yapımında kullanılan çiçeklerdir. Kesme çiçekler, dünyada en çok satılan ve ticareti en fazla yapılan süs bitgilleridir. Dünya süs bitkilerinin ticaretinin yarısı kesme çiçeklere aittir.

Gruplandırılması
Çoğaltma durumlarına göre kesme çiçekler 3 gruba ayrılır.

Soğanlı kesme çiçekler
Aşı, çelik veya doku kültürü ile çoğaltılanlar
Tohumdan çoğaltılanlar

Soğanlı kesme çiçekler
Bu çiçeklerde çoğaltma genellikle toprak altındaki soğan, yumru ve rizomlarla olur. Lale, Lilium, Frezya, Glayöl ön sırada yer alır.

Aşı, çelik veya doku kültürü ile çoğaltılanlar
Bunların çoğaltılması genellikle köklendirilmiş çelikler veya aşı ile olur. Kesme gül, karanfil, kasımpatı ve gerbera en önemlilerindendir.

Tohumdan çoğaltılanlar
Bu guruptan yer alan çiçekler genellikle tohumdan yetiştirilir. Şebboy, Lisianthus, Hüsnüyusuf, Statis Ve Aster önemli olanlardır.

Kesme çiçeklerde zamanlama
Kesme çiçekler içinde her çiçek türünün istekleri ve yetiştirme yöntemleri farklıdır. Ekim zamanları farklıdır, ama hepsi için geçerli olarak bir nokta vardır:

Kesme çiçekler genellikle Kış aylarında ( Kasım – Mayıs arası) yüksek fiyatla satılırlar. Bu nedenle kesme çiçekler kış aylarında çiçek kesecek şekilde yetiştirmek gerekir.

Bir çok çiçek türünde dikimden veya uç kırımından sonra çiçek kesilmeye kadar geçen zaman araştırmalarla buluşmuştur. Ekim-dikim buna göre ayarlanır. Lale, Frezya, İris gibi bazı soğanlı bitkilerin soğanları özel sıcaklıklarda muamele edilerek normal mevsimden 1,5-2 ay önce çiçek açması sağlanır.

Örneğin, karanfil fideleri Ocak-Şubat aylarında dikilirlerse, bunlardan ilk el çiçekler Temmuzda, ikinci el çiçeklerde Şubatta kesilirler.

Mayıs da dikilirlerse ilk el çiçekler Eylül-Ekim aylarında, ikinci el çiçekler ise Mart–Nisan aylarında kesilirler. Glayöl soğanları dikiminden 2,5-3 ay sonra çiçek açarlar, Frezya soğanları Eylül ayında dikilir ve Aralık başından itibaren 3 ay boyunca sera 15 0C’da tutulursa (ısıtılırsa) Şubat’ta çiçek açar, sera ısıtılmazsa Mart ortası–Nisanda çiçek açarlar, Eylül ayında dikilen Kasımpatı fidelerine 4-5 hafta günde 4 saat ek ışık verilirse çiçekleri Şubat ayında açar. Lale soğanları Ağustos ortasından Kasım ortasına kadar 50C’da tutulur ve Kasım ortasında dikilirlerse çiçekleri Aralık ve Ocak aylarında açar.

Bunlar gibi pek çok uygulama ile kesme çiçeklerin çiçek açma zamanları ayarlana bilir. Çiçek açma zamanlarını ayarlamak kesme çiçek yetiştiriciliğinde çok önemlidir.

Kesme çiçeklerin yetiştirme yerleri
Kesme çiçekler genellikle plastik veya cam örtülü seralarda yetiştirilirse de iklimin uygun olduğu zamanlarda ve yaz aylarında açık tarlalarda da yetiştirilirler. Glayöl, Statis, Hüsnüyusuf bunlara bir örnektir.

Kesme çiçeklerin toprak istekleri
Kesme çiçeklerin yetişeceği topraklar:

Milli-tınlı ve süzek olmalıdır.
Toprağın asitliliği pH 6,5-7,5 arasında yani nötr olmalıdır.
Organik maddesi zengin yani çiftlik gübresi (yanmış ahır gübresi) bol olmalıdır.
Azot, fosfor, potas ve kireç ve diğer mikro besin maddeleri dengeli olmalıdır. Noksan olan maddeler tamamlanmalıdır.

Toprağın drenajı mutlaka iyi olmalı ve verilen fazla su akıp gidebilmelidir. Kesme çiçekler en iyi su durmayan yerlerde yetişir.

Toprak hazırlığı
Çiçek yetiştirmeye uygun olan topaklarda kesme çiçek yetiştirmek için toprak iyi şekilde sürülerek veya bel ile işlenerek kabartılır.

Yabancı otlar, kökler temizlenmeli, kesekler parçalanmalıdır. Temel gübre olarak verilmesi gereken potaslı ve fosforlu gübreler ve çiftçilik gübresi çapadan önce verilerek çapa makinesi (Rotovatör) ile toprağa karıştırılmalıdır.

Eğer yeni sera kurulacak ise sürülmüş toprağın üzerine sera kurulur. Sera önceden kurulmuş ise toprak işlemesinden sonra dikim için tavalar ve yolların yapımına geçilir.

Sera içinde tava ve yolları yaparken tavalara genellikle 1.0-1.2 genişlik ve 20-30 m uzunluk verilir. Tavalar arasında yollar ise 0,5 m. genişlikte olmalıdır. Yollar ve tavalar iplerle ayrılır, tavalar tırmık ile tesviye edilir ve dilime hazır hale getirilir.

Dikilecek olan fide veya fidanlar uygun aralıklar verilerek tavalara dikilir ve hemen can suyu verilir. Tavalara dana burnu için hazırlanmış kepekle karıştırılmış yem serpilir.

Buradaki önemli nokta dikimden önce hastalık ve nematodlardan şüphe ediliyorsa toprak ilaçlaması yapılmalıdır. Gerbera gibi hastalıklara duyarlı bitkiler dikilecek ise toprak ilaçlaması mutlaka yapılmalıdır. Toprak ilaçlaması ile topraktaki hastalık etmenleri, nematodları ve yabancı ot tohumları öldüğü için dikilen bitkiler daha rahat büyürler.

Dikim sonrası bakım işlemleri
Kesme çiçeklerin bakım işleri arasında sulama, gübreleme, ilaçlama gibi işlerin yanında yazın seraların gölgelemesi kış aylarında da don olaylarının önlenmesi ve seraların havalandırılması en başta gelen işlerdendir.

Yazın gölgeleme ile sera içi sıcaklık azaltılır, kışın havalandırma ile sera içindeki durgun ve nemli hava dışarıya atılarak bitkilerin daha rahat büyümeleri sağlanır. Aynı zamanda bazı hastalıkların gelişmesi önlenmiş olur.

Kesme çiçek yetiştiriliciliğinde sulama önemlidir. Toprağın balçık yapılmadan, azar azar ve sık sık sulanması bitki köklerinin daha iyi gelişmesini sağlar. Sulama suyu ile yapılacak gübreleme ise, bitki gelişiminin düzenli olması sağlanır. Bu nedenle seraların sulanmasında genellikle damla sulama sistemlere kullanılır.

Çeşitli hastalık ve zararlılar diğer bitkilerde olduğu gibi kesme çiçeklerde de görülür. Bunlara karşı bitki koruma uzmanlarının önereceği kimyasal ilaçlar kullanılır. Ancak topraktan gelebilecek hastalıklara karşı dikimden önce toprak ilaçlanması yapılmaktadır.

Çok zor şartlarda yetiştirilen kesme çiçekler kesilip boylandırılarak 5-10 veya 20 tanesi bir araya getirilip bağlanarak demet yapılır. Hazırlanmış demetler içinde su bulunan kovalara yerleştirilerek 2-4 saat su çektirilir. Böylece satışa kadar pörsümeden canlı kalmaları sağlanır. Su çektirilen çiçekler kutularına yerleştirilerek çiçek borsası yani mezatlara gönderilirler.

Çiçeklerin boylandırılarak demet yapılması ayrı bir özen gerektirir. Birinci kalite çiçeklerin arasına sokuşturularak 1-2 bozuk çiçek tüm demetin fiyatını düşürür. Demetler iyi bağlanmazsa dağılır ve fiyatı düşer.

Hasatta çiçeklerin kesim devresi çok önemlidir. Tam olgunlaşmadan kesilen çiçekler iç pazarda satılmaz, çok geç kesilenlerin de vazo ömürleri kısa olur. Bu nedenle çiçekler tam zamanında kesilmelidir.

Kesme çiçeklerde kesim zamanı türlere göre değişiktir. Gül tam açılmadan, gonca halinde kesilir. Lilium, Glayöl, Lale, İris gibi çiçekler renk görüldüğü zaman hemen kesilmelidir. Karanfiller renkli yaprakları tam açıldığı zaman kesilir. Ancak ihracat için kesilecek karanfiller daha erken, fırça döneminde kesilir.

Demetlerdeki çiçek sayıları her çiçek türünde farklıdır. Gül ve karanfiller 20 tanesi bir arada bağlanır. Lale Firezya, Glayöl gibi çiçekler 10’lu bağlanır. Liliumların iki tanesi, Şebboy ve Kasımpatlarının ise beş tanesi bir demet olur.

Kesilip demet yapılıp su çektirilen çiçekler plastik çiçek kutularına yerleştirilir. Çiçekleri kutulara koymadan önce kutu içi kağıtla bağlanır. Kutu çiçekle doldurulduktan sonra üzerine de kağıt kaplanarak kutunun kapağı kapatılır. Kutunun üzerine üreticinin adı ve kooperatifteki kod numarası yazılır ve kutunun gideceği (satılacağı) mezat adı da yazılarak kutular toplama merkezlerine bırakılır.

Buradan kooperatiflerin kamyonları alarak üzerinde yazılı mezada bırakılır. Orada satılan çiçeklerin faturasını ve boş kutuyu bir gün sonra geri getirirler. Üretici faturadan malının kaça satıldığını öğrenir 1-2 ay sonra da parasını alır. Kesme çiçek üreticisi, malını bu şekilde satabilmek için çiçek kooperatiflerinden birisine ortak (üye) olmak zorundadır. evdose.com


Şub
22

Soğanlı Bitkileri Yetiştirme

Bahçe

Baharı salon veya mutfağınızda açan mis kokulu sümbüllerle karşılamak ister misiniz? Öyle ise üç günde soluveren kesme çiçekler yerine saksıda yetiştireceğiniz soğanlı bitkilerle haftalarca bu güzelliğin keyfini sürebilirsiniz.

Bunun için bir alışveriş merkezinin bahçe bölümünü ziyaret etmeniz yeterli.. Eylül ayından itibaren bahçe soğanları satılmaya başlanıyor. Ev için safran (crocus) ve sümbülün her çeşidi,nergis ve lalelerin kısa boylu ve erken açan cinsleri uygundur.

Saksıların dibine drenaj için kiremit parçaları veya çakıl koyun. Yarıya kadar toprak doldurun. Soğanları birbirine değmeyecek şekilde bastırmadan yerleştirin.. Üzerine soğanlar örtülünceye kadar toprak ekleyin. Hafifçe bastırın ve sulayın. Saksıları soğuk ve karanlık bir yere yerleştirin. Bodrum,camekanlı balkonda bir dolap içi olabilir veya saksıların üzerine siyah naylon poşet geçirebilirsiniz. Saksıları 2 ay kadar öylece bırakın. Ara sıra kontrol edin.Toprağı kurumuşsa biraz sulayın.

6-10 hafta içinde soğanlar uç verecektir. Karanlıktan önce gölge,bir iki gün sonra da aydınlık bir yere alın.Yapraklar uzayıp tomurcuk sapları kendini gösterince saksıyı evde direkt günışığından uzak aydınlık bir yere yerleştirin. Düzenli olarak sulayın.Saksıları ara sıra çevirin. Çiçekler bittikten sonra saksıları dışarı çıkarabilirsiniz. Yapraklar kuruyuncaya kadar sulamaya devam edin. Soğanları kuru bir yerde saklayın. Sonbaharda bahçeye ekebilirsiniz.

Alacağınız soğanlar çürüksüz,hastalıksız olmalıdır. Sümbülleri tek dikebilirsiniz ancak diğerlerini grup halinde dikerseniz daha gösterişli durur. Paketin üzerinde çiçek açma tarihi yazar. Farklı zamanlarda açan soğanlar seçerseniz,şubattan mayısa kadar sürekli çiçek elde edebilirsiniz.
evdose.com


Şub
22

Bitki Alırken Dikkat Etmemiz Gerekenler

Bahçe

İç mekan bitkilerini sera veya dükkanlardan satın alıp bulunduğunuz ortama götürdüğünüzde, bazılarının yapraklarının hızla sarardığını, çiçeklerinin solduğunu, uzun süre yaşamadığını görebilirsiniz. Özellikle ithal bitkilerde meydana gelen olumsuzlukları, aldığımız bitkinin kalitesine, satıcıların yanlış yönlendirmesine bağlar, problemler tekrar ettiğinde bitki almamaya karar verir ve yeşil dostlarımızdan uzaklaşırız. Bitkilerin bozulmasının çeşitli nedenleri olabilir, ama kendi hatalarımızı da göz ardı etmemeliyiz.

Bitkiyi nereye koyacağımızı iyi bilmeli, onları uygun yerlere yerleştirmeliyiz. Doğru bitkiyi doğru yere koymazsak başarı sansımız oldukça azalır. Bitki hiçbir zaman koltuk, sandalye, vazo vs gibi istediğimiz köşeye koyabileceğimiz bir aksesuar değildir. İnsan isteklerine paralel ihtiyaçları olmadığı anlamına gelmez. Konuşmamaları veya hızlı hareket edememeleri onların farklı ihtiyaçları olduğunu göstermez. Onlar için sevgi de bir besindir.

Bazen saksıları ufak olduğu halde sadece sevgiyle büyüdükleri hayretle görülmüştür. Yeşil dostlarımızı seçerken ışık ve ısı şartlarını, bitkinin konulacağı yerin genişliği gibi etkenleri göz önünde bulundurmalıyız. Bütçemizi iyi belirlemeli ve karşımızdaki satıcıya ne istediğimizi tam olarak anlatmalıyız. Bitki boyları aynı olsa bile fiyatlarında büyük farklılıklar olabilir. Örneğin 160- 170 cm yükseklikte üç köklü Dracaena marginata ile aynı boydaki, ancak daha yaşlı olan üç köklü Dr. Compacta arasında üç kat fiyat farkı vardır.

Bitkiyi yerleştireceğimiz alan dar ise ve palmiyelerden hoşlanıyorsak, çabul büyüyen ve genişleyen Areca yerine, daha ağır ve yayılmadan büyüyen Kentia seçilmelidir. Direkt güneş alan bir ortamda Kentia, Dracaena marginata yerine, yaprakları güneşe daha dayanıklı Ficus veya Yucca kullanılmalıdır. Kısmi gölge olan ortamlarda Ficus benjamin, Fujer, yani eğrelti türleri yerine, daha ağır büyüyen, kalın gövdeli, koyu yeşil, etli yapraklı bitkiler kullanılmalıdır.

Salon bitkilerinin satın alındığı en uygun zaman, gelişme sezonları içinde iç ve dış ısının dengede olduğu ilkbahar ve sonbahar arasıdır. Kış aylarında seralardan 18-20 derecede ve nemli ortamlara alınan bitkiler, evlerin kuru ve sıcak havasında uzun süre bocalayacaktır.

Isı farklılıklarının artmasıyla birlikte bozulma riskide artar. Soğuk veya sıcak hava da zararlıdır. Hava ister soğuk, ister sıcak olsun, araba içinde bırakılan bitkiler çok kısa sürede kararır, yanar ve ölür.

Evlerdeki kuru havanın bitki üzerindeki olumsuzluğunu azaltmak için; satın alınan bitkinin yaprakları ve uçları yanık, kararmış, yırtılmış olmamalıdır. Yaprak üstünde veya gövdede hastalık belirtisi olabilecek yapışkan ve kabuğumsu oluşumlar bulunmamalı, goncalı bitkiler seçilmelidir.

Özellikle kış aylarında alınan bitkilerde ilk bir hafta on gün içerisinde görülen alt yapraklardaki birkaç sararma ve dökülme, ortam değişikliği nedeniyle normaldir, dökülmeler bir iki hafta içinde yavaşlar ve biter. Eğer yeni çıkan yapraklarda da yanmalar oluyorsa, bakım hatası yapılmaktadır. Büyük olasılıkla ortam bitki için çok kurudur. Ortamın ısısı düşürülmeli ve yapraklarına duş yaptırmalıdır. Sararma ve kuruma devam ederse bitkiyi aldığınız yere başvurmalı ve yardım almalısınız.

Aldığınız bitkinin kökleri saksı içini sarmış ve dışarı çıkmaya başlamışsa saksı hemen büyütülmelidir. Kökler saksı içini kaplamışsa, ancak yine de bitkiyi istediğiniz renkte ve yapıdaki bir başka saksıya geçirmek istiyorsanız, kökleri koparmadan, yaralamadan, saksı altına drenaj yaparak saksıyı değiştirebilirisiniz.

Bitkiler neden hastalanır?
Özenerek ve büyük paralar ödeyerek aldığımız bitkilerin, ev ve işyerlerinde kısa sürede sararması, yaprak dökmesi ve sonunda bozulması, bizi büyük ölçüde düş kırıklığına uğratır, onlardan soğumamıza neden olur. Bazen bu bozulmalar öylesine hızlı gelişir ki, ne olduğunu anlamadan bitki ölümü gerçekleşir. Bitkinin hastalanmasına yol açabilecek etkenleri sekiz başlıkta toplayabiliriz.

1 - Susuzluk
Hiçbir bitki susuz yaşayamaz, kış aylarında sağlıklı bitkiler daha az suyla idare edebilseler de, gelişme döneminde susuz kalmaları ölüme neden olabilir.

2 - Aşırı Su
Bitkinin suya ihtiyacı olduğu kadar havaya da ihtiyacı vardır. Özellikle yeşil bitkinin kış aylarında az su istemesine karşılık aşırı sulanması, ortamdan havayı uzaklaştırdığı ve bakteri hastalıklarına neden olduğu için çürümelere yol açar ve bitkiyi kurtarmak mümkün olmaz. Bitki bir dereceye kadar susuzlukla idare edebilse ve bu hasarı yaprak dökmeyle kurtarabilse bile; fazla su sonucu meydana gelen hasarların tedavisi zordur.

3 - Aşırı Güneş
Aniden aşırı güneşe çıkarılan salon bitkilerinin yaprakları yanar; toprak sıcaktan kaskatı olur, kök yanmaları meydana gelir ve bitki ölür. Güneşe dayanıklı salon bitkileri bile, direk güneş ışığına alıştırarak çıkarılmalıdır.

4 - Aşırı Soğuk
Kış aylarında gece ve gündüz ısı farklılıklarının çok olması sonucu bitki üşür ve şoka girer, yaprakları ve gövde yumuşamaya başlar. Bu durumu susuzluk olarak algılayıp su verecek olursak çok kısa süre içinde bitki bozulur.

5 - Kuru Hava
Kış aylarında ortaya çıkan bu sorun sonucu, ortamdaki kuru hava bitkideki suyu bir sünger gibi emer, yaprak uçlarından başlayan kuruma tüm bitkiye yayılır, bitkide sağlıklı yaprak kalmaz.

6 - Hava Akımı
İnsanların hava akımında kaldıklarında hastalanıp üşütmeleri gibi, bitkiler de üşür; bunun sonucu yapraklar sararır ve dökülür.

7 - Işık Yetersizliği
Bitkinin ana ihtiyaçlarından olan ışığın yetersiz olduğu durumlarda, bitki aşırı ve düzensiz uzamaya başlar, yaprakları aşağı sarkar, gövde yaprakları taşıyamaz ve kırılır; çiçekli bitkilerde ise çiçek açma durur, ufalır ve hızla dökülür.

8 - Sevgisizlik
Bitkileri sadece bir dekorasyon malzemesi gibi görüp, herhangi bir köşeye yerleştirip onlarla ilgilenmezsek, aklımıza geldiğinde su verip onlara gerekli özeni göstermezsek bozulurlar. Sevgi onları büyütecek, geliştirecek en önemli besinlerden biridir. Bitki bakımının birinci ve en önemli şartıdır. evdose.com


Şub
22

Farklı Görünüm

Bahçe

Kışın bahçede yapılacak işler azalsa bile bitmiyor. Bu nedenle havanın izin verdiği ölçüde bahçe ile ilgilenmek şart. Üstelik kış, toprağınızı gözden geçirmek ve tüm yıl boyunca ekilecek tohumları düzenlemek için en ideal mevsim. Yağmurlu ve karlı kış günlerinde bile bahçenizdeki renkler yaşamınızın sevinç kaynağı olabilir.

Kimi zaman kötü hava koşullarından dolayı evde oturup dışarıyı seyretmekten başka seçeneğiniz olmasa bile, bahçe ile ilgili yapılacak bir şeyler mutlaka bulabilirsiniz. Kimbilir, belki de dünyanın en eğlenceli işi, bahçenize farklı bir görünüm, size ise büyük bir keyif verecektir.

Kışın bahçede yapılacak işler azalsa bile bitmez. Bu nedenle hava koşullarının izin verdiği ölçüde bahçe ile ilgilenmek şart. Üstelik kış, toprağı gözden geçirmek ve tüm yıl boyunca ekilecek tohumları düzenlemek için en ideal mevsim. Bahçenizin bahar güzelliklerini doyasıya yaşayabilmeniz, kışın yapacağınız hazırlıklara bağlı.

Kısaca yapabileceğiniz işler
Sebze bahçesi

Toprağınızı test edin.
Eğer gerek varsa toprağınıza kireç serpin.
İkliminiz ılımansa fasulye ekebilirsiniz.

Çiçek bahçesi

Depoda sakladığınız çiçek soğanlarını ve yumrularını kontrol edin.
Çimlerinizi biçin ya da biçtirin.
Erken çiçek açmaları için saksıda büyüyen sovanlı çiçekleri kontrol edin.
Çiçek tohumlarını, soğanlarını ve bitkileri gelecek mevsime göre düzenleyin.
Sert fundalık bitkileri biçimlendirin.
Köklerin kesimini yapın.
Eğer uzun bir dondan sonra havuz ısıtıcınız yoksa, buzu sıcak su dökerek çözmeye çalışın.
Hava nedeniyle bozulabilecek kış bitkilerinin çiçeklerini koruyun.
Çitlerin ve dalların üzerindeki karı temizleyin. Çok miktardaki kar, dalların biçimini bozabilir.
Çok soğuk havalarda, ekstra koruma için cam sera hazırlayın ya da satın alın.

Seralar

Haftada bir tüm bitkileri kontrol edin ve ölen yaprakları çürümeye başlamadan önce ayıklayın.
Sıcak günlerde havalandırın.
Krizantemleri ekebilmek için köklerini kesin.
Eğer yeşerebilmeleri için yeterli olan sıcaklığı ve ışığı sağlayabiliyorsanız, tohumlarınızı ekin.. evdose.com


Şub
22

Topraksız Bitki Yetiştirme

Bahçe

Topraktan kaynaklanan sorunların çözümü için alternatif seçim olarak ortaya çıkan bitki yetiştirme yöntemi. Son yıllarda teknolojinin de gelişmesiyle ‘Hidrokültürlü’ bitki yetiştirme yöntemleri yaygınlık kazandı.

Topraktan kaynaklanan sorunların çözümü için alternatif yöntem olan topraksız ortamda bitki yetiştiriciliği çalışmalarının başlangıç tarihi 19. yüzyıl ortalarında başlamıştır.

Ancak 1950′lerde seralarda kullanılmasıyla yaygınlık kazanmıştır. Bugün seracılıkta çok gelişmiş ve dünya pazarını elinde buiunduran Hollanda, sera sebzeciliğinin tümünü; ingiltere, Belçika, Almanya, Fransa gib Avrupa ülkeleri tarım üretiminin en büyük bir kısmını bu yöntemle yapmaktadır.

Son yıllarda süs bitki üreticiliği de teknolojinin gelişmesiyle hidrokültür malzemeleri kullanılarak topraksz yapılmaktadır. Türkiye’de 90′lı yıllarda başlayan bu yöntem, son yıllardaki yeni teknoloji transferleriyle yaygınlaşmaya başlamıştır.

Hidrokültür ne demek?
Bitki yetiştirmede tüf, pomza, perlit gibi topraktan farklI malzemeler yardımıyla bitki yetiştirme yöntemidir, Bu tür malzeme suyu bünyesinde sünger gibi taşır. Böylece suyu bünyesinde tutarak bitki ihtiyaç duydukça geri verir.

Sıcaklığın yoğun olduğu dönemlerde bitkinin nemli kalmasını sağlar. Hidrokültür bitkileri besleyici solisyonla ve özel uygulamaya uğramış bilinen kil granürüyle kültıve edilmektedir.

Bitkiler altı su dolu alanlarda korunarak kendi suyunu kendilerinin ayarlaması sağlanır. Hidrokültür saksılarında su seviye göstergesi bulundurarak, bitki köklerinin nem derecesi kontrol edilebilmektedir. Pek gübre ihtiyacı olmadığı için çok sınırlı oranlarda kullanılır.

Pahalı bir yöntem olması, belli bir bilgi birikiminin gerekmnesi, özen gösterilmesi gibi dezavantajları olduğu gibi, toprak işleme sorununu ortadan kaldıran, yabancı otlarla çözümü koıay olan, su ekonomisi sağlayan, kaliteyi arttıran, besin ve gübre kayıplarını aza indirgeyen, kaliteli ürün elde edebilmek gibi önemli avantajları vardır.evdose.com


Şub
15

Ağaçlarımızdaki Tehlike

Bahçe

Doğal dengenin bozulmasıyla zararlı böceklerin aşırı üremeye başladığı, bu üremenin ormanlar başta olmak üzere kent merkezlerindeki ağaçları da tehdit ettiği bildirildi.

Adana, İzmir, Antalya ve Muğla kent merkezlerindeki ağaçların kırmızı palmiye böceği, ormanların ise Pityokteines curvidens (Büyük Göknar Kabuk Böceği), Dioryctria splendidella (Reçine Kelebeği), Blastophagus piniperda (Büyük Orman Bahçıvanı), İps dentatus (On iki Dişli Çam Kabuk Böceği), Thaumetopoea pityocampa (Çamkese Böceği), Orthotomicus erosus (Akdeniz Çam Kabuk Böceği), Rhyacionia Buoliana’nın (Çam Sürgün Bükücüsü) etkisi altında olduğu belirtildi.

Adana Orman Bölge Müdürü Seyfettin Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda doğal dengenin bozulmasıyla zararlı böceklerin aşırı üremeye başladığını, bu üremenin bitki ve canlılar için tehlikeli boyutlara ulaştığını söyledi.

Türkiye’de, 50 tür ve üzerinde orman zararlısının ağaçlarda tahribat yarattığını anlatan Yılmaz, küresel ısınma ve çeşitli faktörlerin etkisiyle zararlı böceklerin yayılış ve tahribatlarının hızlandığını ifade etti.

Bölgede 7 zararlı böcek türü ile etkin mücadele yürüttüklerini vurgulayan Yılmaz, “Zararlılarla mücadeledeki amacımız, böcek türlerinin sayısını azaltarak, kontrol altına almak” dedi. Bu kapsamda uzun yıllardır mekanik, biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleri uyguladıklarını belirten Yılmaz, bu mücadeleyi yürütürken, doğanın biyolojik dengesine zarar vermemeye özen gösterdiklerini kaydetti.

Yılmaz, Malezya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Güney İspanya ve Mısır’dan sonra Türkiye’de ilk olarak Mersin’de, ardından Adana, Antalya ve İzmir’de Kırmızı Palmiye Böceği hasarı tespit edildiğini anımsatarak, böcek tahribatının salgın halini aldıktan sonra öneminin anlaşıldığını ifade etti.

Bölge ormanlarında da son 5 yılda meydana gelen böcek zararının, orman yangınlarından iki kat fazla tahribata yol açtığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti: “Böcek zararı, diğer tahrip edici faktörlere göre çok daha etkili. Bu nedenle zararlı böcek türleri ile mücadelede, zararlı türün erken tespiti, iyi tanınması, mücadele şekli ve esaslarının iyi bilinmesi ve bu konunun kesinlikle rehavet kabul etmeyeceği bilinci ile hareket edilmeli.

Uzun yıllar çeşitli mücadele yöntemleri ile zararlı böcek türlerinin sayısının azaltılmasına çalışıyoruz. Özellikle böcekler iklim değişikliklerine bağlı olarak zaman zaman kitle üremesi yaparak büyük tahribata neden oluyor. Günümüzde küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri yüzyılın en önemli çevre gündemlerinden biri. İklimde meydana gelen değişiklikler, böcekler de dahil pek çok canlının davranış ve yaşam tarzlarını etkiliyor.”

İstanbul’da da tespit edildi

Uluslararası Kırmızı Palmiye Böceği Çalıştayı Koordinatörü Nurettin Çelmeoğlu da Kırmızı Palmiye Böceği ile mücadele kapsamında ilaçlama ve kesim işlemleri için çeşitli önlemler alındığını belirterek, “Böcek yoğun olarak Adana, İzmir, Antalya ve Muğla’da görülüyor. Bunun dışında İstanbul’da da bu böceğin var olduğunu tespit ettik.

Sadece Türkiye değil Yunanistan, İtalya, Fransa, Portekiz, İspanya, İsrail, Ürdün, Mısır, Lübnan ve Suriye’de de bu zararlının etkileri görülüyor. Mücadele kapsamında bir çalıştay düzenledik ve çeşitli mücadele yöntemleri aldık. Aldığımız bu önlemleri böceğin etkili olduğu diğer illere de anlatacağız. Bu zararlının yok edilmesi için elimizden geleni yapacağız” dedi. miliyyet.com


Şub
15

Bitkilerinize Nasıl Davranmalısınız

Bahçe

Özenerek ve büyük paralar ödeyerek aldığımız bitkilerin, ev ve işyerlerinde kısa sürede sararması, yaprak dökmesi ve sonunda bozulması, bizi büyük ölçüde düş kırıklığına uğratır, onlardan soğumamıza neden olur. Bazen bu bozulmalar öylesine hızlı gelişir ki, ne olduğunu anlamadan bitki ölümü gerçekleşir. Bitkinin hastalanmasına yol açabilecek etkenleri sekiz başlıkta toplayabiliriz.

1 – Susuzluk
Hiçbir bitki susuz yaşayamaz, kış aylarında sağlıklı bitkiler daha az suyla idare edebilseler de, gelişme döneminde susuz kalmaları ölüme neden olabilir.

2 - Aşırı Su
Bitkinin suya ihtiyacı olduğu kadar havaya da ihtiyacı vardır. Özellikle yeşil bitkinin kış aylarında az su istemesine karşılık aşırı sulanması, ortamdan havayı uzaklaştırdığı ve bakteri hastalıklarına neden olduğu için çürümelere yol açar ve bitkiyi kurtarmak mümkün olmaz. Bitki bir dereceye kadar susuzlukla idare edebilse ve bu hasarı yaprak dökmeyle kurtarabilse bile; fazla su sonucu meydana gelen hasarların tedavisi zordur.

3 - Aşırı Güneş
Aniden aşırı güneşe çıkarılan salon bitkilerinin yaprakları yanar; toprak sıcaktan kaskatı olur, kök yanmaları meydana gelir ve bitki ölür. Güneşe dayanıklı salon bitkileri bile, direk güneş ışığına alıştırarak çıkarılmalıdır.

4 - Aşırı Soğuk
Kış aylarında gece ve gündüz ısı farklılıklarının çok olması sonucu bitki üşür ve şoka girer, yaprakları ve gövde yumuşamaya başlar. Bu durumu susuzluk olarak algılayıp su verecek olursak çok kısa süre içinde bitki bozulur.

5 - Kuru Hava
Kış aylarında ortaya çıkan bu sorun sonucu, ortamdaki kuru hava bitkideki suyu bir sünger gibi emer, yaprak uçlarından başlayan kuruma tüm bitkiye yayılır, bitkide sağlıklı yaprak kalmaz.

6 - Hava Akımı
İnsanların hava akımında kaldıklarında hastalanıp üşütmeleri gibi, bitkiler de üşür; bunun sonucu yapraklar sararır ve dökülür.

7 - Işık Yetersizliği
Bitkinin ana ihtiyaçlarından olan ışığın yetersiz olduğu durumlarda, bitki aşırı ve düzensiz uzamaya başlar, yaprakları aşağı sarkar, gövde yaprakları taşıyamaz ve kırılır; çiçekli bitkilerde ise çiçek açma durur, ufalır ve hızla dökülür.

8 - Sevgisizlik
Bitkileri sadece bir dekorasyon malzemesi gibi görüp, herhangi bir köşeye yerleştirip onlarla ilgilenmezsek, aklımıza geldiğinde su verip onlara gerekli özeni göstermezsek bozulurlar. Sevgi onları büyütecek, geliştirecek en önemli besinlerden biridir. Bitki bakımının birinci ve en önemli şartıdır.ekolay.com


Şub
13

Bahçemizdeki Güzellik

Bahçe

Kışın bahçede yapılacak işler azalsa bile bitmiyor. Bu nedenle havanın izin verdiği ölçüde bahçe ile ilgilenmek şart. Üstelik kış, toprağınızı gözden geçirmek ve tüm yıl boyunca ekilecek tohumları düzenlemek için en ideal mevsim. Yağmurlu ve karlı kış günlerinde bile bahçenizdeki renkler yaşamınızın sevinç kaynağı olabilir.

Kimi zaman kötü hava koşullarından dolayı evde oturup dışarıyı seyretmekten başka seçeneğiniz olmasa bile, bahçe ile ilgili yapılacak bir şeyler mutlaka bulabilirsiniz. İşte böyle zamanlarda, şöyle bir göz atacağınız bahçe kitapları sizde yepyeni fikirler oluşturabilir.

Kimbilir, belki de dünyanın en eğlenceli işi, bahçenize farklı bir görünüm, size ise büyük bir keyif verecektir…

Kışın bahçede yapılacak işler azalsa bile bitez. Bu nedenle hava koşullarının izin verdiği ölçüde bahçe ile ilgilenmek şart. Üstelik kış, toprağı gözden geçirmek ve tüm yıl boyunca ekilecek tohumları düzenlemek için en ideal mevsim. Bahçenizin bahar güzelliklerini doyasıya yaşayabilmeniz, kışın yapacağınız hazırlıklara bağlı.

Kısaca yapabileceğiniz işler:

SEBZE BAHÇESİ

Toprağınızı test edin.
Eğer gerek varsa toprağınıza kireç serpin.
İkliminiz ılımansa fasulye ekebilirsiniz.

ÇİÇEK BAHÇESİ

Depoda sakladığınız çiçek soğanlarını ve yumrularını kontrol edin.
Çimlerinizi biçin ya da biçtirin.
Erken çiçek açmaları için saksıda büyüyen sovanlı çiçekleri kontrol edin.
Çiçek tohumlarını, soğanlarını ve bitkileri gelecek mevsime göre düzenleyin.
Sert fundalık bitkileri biçimlendirin.
Köklerin kesimini yapın.
Eğer uzun bir dondan sonra havuz ısıtıcınız yoksa, buzu sıcak su dökerek çözmeye çalışın.
Hava nedeniyle bozulabilecek kış bitkilerinin çiçeklerini koruyun.
Çitlerin ve dalların üzerindeki karı temizleyin. Çok miktardaki kar, dalların biçimini bozabilir.
Çok soğuk havalarda, ekstra koruma için cam sera hazırlayın ya da satın alın.

SERALAR

Haftada bir tüm bitkileri kontrol edin ve ölen yaprakları çürümeye başlamadan önce ayıklayın.
Sıcak günlerde havalandırın.
Krizantemleri ekebilmek için köklerini kesin.
Eğer yeşerebilmeleri için yeterli olan sıcaklığı ve ışığı sağlayabiliyorsanız, tohumlarınızı ekin.
www.evkultur.com


Haz
19

Bahçe Dekorasyonları

Dekorasyon, Bahçe, Bahçe Mobilyası

      Bahçenize çeki düzen vermenizin zamanı geldi. Aydınlatmadan saksılara kadar her şeyi özenle seçerek, bahçenizde bambaşka bir ortam yaratmanız mümkün. Yaz geldi, yemyeşil bahçenize çıkmak istiyorsunuz ama sanki bir şeyler eksik, değil mi? Dekorasyon yalnızca bahçe mobilyalarını seçmekle bitmiyor. Bahçelerinizi birbirinden keyifli aksesuarlarla süslemek de gerekiyor.
     
     Çok daha sıcak bir ortam yaratmak için biraz hayal gücü yeterli. Üstelik 2007′nin birbirinden renkli aksesuarları da size yardımcı olabilir. Bu yaz bahçelerde, masa sandalye gibi mobilyaların yanında birbirinden şık aksesuarlar boy gösteriyor. Terracotta saksılar ve doğal kuş yuvaları ve minderler, popüler aksesuarlar arasında yer alıyor.
     
      Sıcak yaz geceleri meşaleler, hasır lambalar, paslanmaz çelikten yapılan mumluklar ile aydınlanıyor. ICA Home&Garden tarafından Almanya’dan ithal edilen Blomus mumluklar, bahçenize daha dekoratif bir hava verebilir. Bu yılın yenilikleri arasında yer alan paslanmaz çelik hafif küreler, havuz ve göletlerin romantik aksesuarları arasında.
     
     Belçika’dan ithal edilen Le Prince Jardinier marka bahçe aksesuarları ise bahçe dekorasyonu için şık seçenekler sunuyor. Le Prince Jardinier marka paslanmaz çelik ve pirinç kombinasyonlu saksılar ve sulama kovaları bahçelere farklı bir estetik getiriyor.
     
     El yapımı boyama dekoratif desenli terracotta saksılar bu yazın diğer öne çıkan aksesuarları. Deroma saksılar, bitkilerinize sağlıklı bir yaşam alanı sunarken, aynı zamanda bahçenize şıklık kazandırıyor. Dünyanın en önemli saksı üreticilerinden Deroma’nın geniş ürün yelpazesinde her zevke ve amaca yönelik saksılar var.
     
Her zevke uygun
      Beriva marka iç ve dış mekân kullanımına uygun metal aksesuarlar ise ferforje ve alüminyum malzemelerden oluşuyor. Farklı model ve ölçülerdeki saksılar, saksı paravanlar, şamdanlar ve mumluklar metal işçiliğinin zarafetini bahçelere taşıyor.
     
     Ferforje ve pollymers karışımı avize ve şamdanlar ile yemlikler, Beriva’nın yeni koleksiyonları arasında yer alıyor. IKEA mağazalarında sandalyelerden koltuklara, masalardan saksılara, hamaklardan şemsiyelere, plaj şezlonglarından havlulara, masa örtülerinden fenerlere kadar çok renkli bir ürün yelpazesi var.
     
     Renk olarak ise turuncu, açık mavi, yeşil ve kahverengi ağırlıkta. Bu yaz bahçelerde ön plana çıkan aksesuarlardan biri de bambu çeşmeler. Mudo Concept mağazalarında bulabileceğiniz bu çeşmeler, bahçenize farklı bir şıklık kazandırabilir. Bahçe aksesuarları konusunda bol seçenek sunan adreslerden biri de Bauhaus mağazaları. Özellikle aydınlatma ürünleri konusunda Bauhaus’ta alternatif modeller bulmanız mümkün.


Haz
7

Bahçenize yeni dizaynlar

Bahçe

      Bahçeniz ya da terasınızı yeni mevsime için hazırladınız mı? Şık bahçe mobilyalarıyla, bu yıl açık yaşam alanları her zamankinden keyifli olacak. Üstelik ürün alternatifleri bol, fiyatlar her keseye uygun.
     
     Havalar ısındı, bahçeler, balkonlar, teraslar ve havuz kenarları rengarenk çiçeklerle bezendi. Bu güzel günlerin keyfini çıkarabilmek için bahçenizi ya da terasınızı hazırlamanın da zamanı geldi.
     
     İşe nasıl bir bahçe istediğinize karar vererek başlayabilirsiniz. Bahçenizde yumuşacık minderlere sahip mobilyalar mı istiyorsunuz, yoksa tik ağacının yaşattığı doğallığı mı? Ya da tercihiniz ağaç ve kumaş kombinasyonu mu olur?
     
     Bu sezona ait bahçe mobilyaları genellikle el işçiliği ile üretiliyor ve ünlü tasarımcılar tarafından dizayn ediliyor. Hava koşullarına dayanıklı olan bu mobilyalar, son derece rahat.
     
Rahat ve şık
      2007 yazında evinizdeki konforu balkon, teras ve bahçelerde de bulabileceksiniz. Kahve ile krem tonlarının hakim olduğu ürünler, dekoratif çizgilerin yanında ergonomik ve fonksiyonel olma özellikleriyle de dikkat çekiyor.
     
     UV ışınları, mikro-organizmalar, vücut tuzu, güneş yağı ve deniz suyu gibi dış etkenlere karşı dayanıklılık gösteren bahçe mobilyaları, herhangi bir toksik madde içermiyor.
     
     Bu yaz bahçe mobilya tasarımlarının en önemli özelliği, kullanılan mekanın gerçek kişiliğini ortaya çıkarmaları. Suya ve güneş ışığına dayanıklı malzemelerden üretilen mobilyalar, zarif çizgileriyle de ilgi görüyor. Aydınlatma ürünleri ile dekoratif saksılar ise ilginç renk ve dizaynlarıyla dikkat çekiyor.
     
Köşe kapmacaya son
      İyi hoş da, güneşle aranız nasıl? Yoksa güneşle sürekli köşe kapmaca oynayanlardan mısınız? Artık o kadar şık güneş şemsiyeleri ve tenteleri var ki, hani yakıcı güneş söz konusu olmasa bile sırf dekoratif görünümleri nedeniyle bunları bulundurmak, altlarında oturmak ayrı bir keyif.
     
     Ayrıca bahçe şemsiyeleri de eskiden olduğu gibi sabit değil, her yere uzanabiliyor. Tenteler, solmayan ve leke tutmayan kumaştan üretiliyor. Hatta en geniş alanlarda bile rahatlıkla kullanılabiliyor. Ahşap ve alüminyum gövdeli tentelerin 360 derece dönebilme ve dikey hareket edebilme özelliği var.
     
     Kimi güneş şemsiyeleri duvara da monte edilebiliyor ve katlanabiliyor. 3 ile 6 metreye uzayabilen teleskopik kollu şemsiyelerle, gölgeye kavuşmak çok kolay.
     
Süzülen ışık seli
      Mutfaktaki eşyalar şirin dekorasyon malzemelerine dönüşebilir. Çaydanlığın içine yerleştirilen açılabilir büyük bir çay süzgeci, bahçede sallanan keyifli bir fener haline gelebilir. Bunu nasıl yapacaksınız? Tabii önce malzeme listesi vermeliyiz.
     
Gerekli malzeme

  • Küçük mumlar
  • Renkli bantlar
  • Yapıştırıcı
  • Çaydanlıklar için yapılmış, ortadan açılabilen büyük bir çay süzgeci

    Nasıl yapılır?
          Mumların alüminyum kenarlarına renkli bantlar yapıştırın. Ardından, ortadan açılan büyük çay süzgecinin içine dikkatlice yerleştirin. Sıkıca kapatılan süzgeç artık kullanıma hazırdır.
         
         Bu tür küçük fenerlerden birkaçı, bahçenizdeki ağaç ve çalılara şirin bir görünüm verir. Masa üzerine yerleştirilecek çalılarda veya ev içerisinde asacağınız bir yerde de şık bir görüntü oluşturur.
         
         Mum satılan yerlerde alüminyum kapları renkli olan yatay mumlar da bulunabiliyor. Bu ürünler mum kabına renkli bantlar yapıştırmanızı gerektirmez.
         
    Kaynak: Yeniasır Gazetesi