Eski eşya satan dükkanlara rağbet, her geçen gün artıyor. Bu ilginin artmasında en büyük pay, gönlünü eskiye, yaşanmışa adayan antikacıların.
Keyif aldığı antika tutkusunu iş olarak yapmaya karar verenlerden biri de Selen Rana Akgül, Antikacı dükkanında küçük bir gezinti yaptığımız Akgül’ün antikanın günümüz dekorasyonunda yeri hakkında düşüncelerini aldık.
“Yılların yüklediği mistik özellik ve gizem, antika eşyaları her zaman çekici kılmıştır. Antika sevenler bilirler. Bu sevgi zamanla tutkuya dönüşür. Antikayı çekici yapan hiçbir zaman demode olmaması, her türlü dekorasyonda uyum sağlaması ve nesillerden nesiller aktarılabilir olmasıdır. Mekanlardaki antikalar, öykülerle dolu hoş bir yolculuğa çıkarır.
Eşi zor bulunan ve gün geçtikçe sayıları azalan eserlere yapılan yatırımlar yeni sahiplerinde, daha bilinçli korunarak gelecek nesiller ulaşabiliyor ve gün geçtikçe değerleniyor, Antikanın değerlenmesinin başlıca nedenleri arasında yurt dışında da talep görmesi ve günümüz koleksiyonerlerinin sayılarının artması, eserlerin kolay kolay piyasaya dönmemesi, her türlü dekorasyona yakışmast, kişilerin bazı eserlere tutku derecesinde bağlı olması öne çıkar. İyi konumdaki antika eserler sürekli değerlenmektedir. Eski eşya ruh taşıyor diye bundan kaçınanlar da oluyor ama yeni olsun eski olsun her eşyayı üreten kendinden bir ruh katmıştır. Kültür birikimi geçmişle günümüz arasında bir bağlantıyı gerektirir.
Eğer gelecek kuşaklara geçmişten gelen değerleri aktaramazsak tarihi geçmişimizin ne önemi kalır. Cam, porselen, bronz antika parçalar çok sade bir dekorasyonda da kendini çok güzel gösterir. Antika pahalı mı sorusuna gelince, sık alıp modası geçince attığımız nesnelerin yanında, antikanın her zaman değerini koruduğunu düşünürsek paramızı sokağa atmamış oluruz. Sevdiklerimize antika hediye etmek de çok anlamlıdır. Onun için modası geçmez, kenara köşeye atılmaz, zamanla tutkuyla bağlanacağı bir değer sunmuş olursunuz.”
Eğer yolunuz Bademli’ye düşerse. Agora Çarşısı’ndaki küçük ama şık antika dükkanını ziyaret etmeyi ihmal etmeyin. En önemli koleksiyonerlerimiz arasında ilk akla gelen, 1909 Bursa doğumlu kumaş ticareti ile uğraşan Hüseyin Kocabaş’tır. Zamanında dünyanın en büyük ilk üç koleksiyoneri arasındaydı. Yaşamı çok ilginçtir. Son yıllarında gözleri görmediği halde antika eser toplamıştır. 1981 yılında vefatından sonra koleksiyonu koleksiyonu Koç ailesine geçmiş, Sadberk Hanım Müzesi’nin dünyanın en iyi özel müzesi otmasmı sağlamıştır.












